Antik Dünyanın Yedi Harikası listesinde günümüze kadar neredeyse hiç bozulmadan ulaşan tek anıt, aynı zamanda listedeki en eski ve en devasa anıttır: Kahire yakınlarındaki Giza platosunda, antik Memphis’in yerine M.Ö. 2560 yıllarında Khufu (Eski Krallık’ın Dördüncü Hanedanı’na mensup Firavun Khufu’nun Helenleştirilmiş adı) için inşa edilen Büyük Piramit.

Tarihçi Herodot’un M.Ö. 450’lerde Mısır’a yaptığı gezi sırasında merakla anlattığı Keops Piramidi, inşasından bu yana çok sayıda ziyaretçi, yağmacı ve arkeolog tarafından keşfedilmiştir. Piramidin eteklerinde titiz bir bilimsel kazı gerçekleştirerek alanın sırlarını çözmeye çalışan ilk Mısırbilimcilerden biri, modern arkeolojinin öncülerinden Flinders Petrie’dir (1853-1942).

“Deneme Geçidi “nin keşfi.

Anıtın doğu yüzüne 85 metre mesafede kayaya kazılmış, piramidin iç yapısının minyatür bir modeli gibi görünen bir yeraltı galerileri ağı keşfetti. Petrie çok sayıda araştırma, fotoğraf ve ölçüm yapmış ve ‘deneme geçidinin’ muhtemelen piramit inşa edilmeden önce, mimarlara bir şablon görevi görmesi için yapıldığı sonucuna varmıştır. İnen galeri, çıkan galeri ve Büyük Galeri’nin başlangıcı, piramidin içinde bulunanlara çok benzer oranlarda ve açılarda temsil edilmektedir. Öte yandan, galerilerin birleştiği noktada, anıtta bulunmayan dikey bir şaft tasviri yer almaktadır. Petrie’nin keşfi, çeşitli galerilerin tasarımının çalışma ilerledikçe geliştirilmediğini, bazı değişiklikler yapılmış olsa bile (şaft) çalışma başlamadan önce zaten net bir şekilde belirlendiğini göstermektedir.

 

Fotoğraf:

Thomas Richard Duncan’ın keşif defterinden (1925) Flinders Petrie’ye göre “deneme geçidinin” yapısını ve Giza’daki Keops piramidinin iç yapısını gösteren sayfa.

Fotoğrafın kaynağı:

Harvard Üniversitesi-Boston Güzel Sanatlar Müzesi Keşif Gezisi